Yapay Zeka Tufanı: Mahkemeler AI Kaynaklı Davalarla Nasıl Baş Ediyor?

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mahkemeler, yapay zeka tarafından oluşturulan dava dilekçelerinin yarattığı devasa bir dalga ile karşı karşıya.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mahkemeler, yapay zeka tarafından oluşturulan dava dilekçelerinin yarattığı devasa bir dalga ile karşı karşıya. Colorado'da federal hakim olan Maritza Braswell, son dönemde avukatı olmadan kendi davasını takip eden kişilerin sunduğu belgelerde belirgin bir artış gözlemliyor. Birçok kişi maddi imkansızlıklar nedeniyle avukat tutamazken, bazıları ise davalarının çok küçük veya zayıf olduğunu düşünerek tek başlarına hareket etmeyi tercih ediyor. Ancak bu durum, yapay zekanın hukuk sistemine giriş yapmasıyla birlikte yeni bir boyuta taşındı.
2005 ile 2026 yılları arasındaki 4,5 milyon federal hukuk davasını inceleyen kapsamlı bir araştırma, çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Kendi kendini temsil eden kişilerin açtığı davaların oranı, 2022 yılında %11 iken 2025 yılına gelindiğinde %16,8'e yükselmiş durumda. Özellikle 2023 yılından sonra yapılan başvuruların sayısı iki katından fazla arttı. Hakim Braswell, bu sıçramayı doğrudan yapay zekaya bağlıyor. Teknolojiye hakim bir yargıç olan Braswell, büyük dil modellerinin yazım tarzını, kullandıkları ifadeleri ve hatta bazen "halüsinasyon" olarak adlandırılan uydurma davaları ve sahte alıntıları kolayca ayırt edebildiğini belirtiyor.
MIT'den Anand Shah ve USC'den Joshua Levy tarafından yürütülen çalışma, bu artışın arkasındaki yapay zeka etkisini kanıtlamak için 1.600 rastgele mahkeme belgesini ticari bir yapay zeka tespit aracı olan Pangram ile analiz etti. Sonuçlar, yapay zeka tarafından yazıldığı tespit edilen belgelerin oranının 2023'te %1'den 2026'da %18'e çıktığını gösteriyor. İlginç olan nokta, yapay zekanın adalete erişimi kolaylaştırsa da, davaları kazanma şansını henüz artırmamış olması. Hukuki süreçlerin sadece metin yazmaktan ibaret olmadığı, strateji ve karmaşık prosedürler içerdiği vurgulanıyor.
Yine de birçok hakim, yapay zeka destekli dilekçelerin okunabilirliğini artırdığını savunuyor. Eskiden avukatsız kişilerin sunduğu, bazen okunması imkansız el yazılarıyla dolu belgeleri çözmek için saatler harcayan yargıçlar, artık yapay zeka tarafından yapılandırılmış daha net metinlerle karşılaşıyor. Hakim Braswell, bazı hatalar ve uydurmalar olsa da, yapay zeka yardımıyla yazılan dilekçelerin tarafların argümanlarını daha iyi anlamasını sağladığını ve bu sayede onlara daha etkili yardımcı olabildiğini ifade ediyor.
Yapay zekanın kullanımıyla ilgili dijital topluluklar da hızla büyüyor. Örneğin, 2024 yılı sonunda Reddit'te yayılan viral bir paylaşım, göçmenlik başvurularındaki gecikmeler için ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri'ne nasıl dava açılacağını adım adım anlattı: Microsoft Copilot ile dilekçe taslağı oluştur, 150 dolar ödeyerek bir avukata metni düzelttir ve hızlı sonuç alınan Vermont Bölge Mahkemesi'ne başvur. Bu yöntem sonucunda, Vermont'ta avukatsız açılan dava sayısı 2022 öncesi yıllık 45 civarındayken, 2024'te 1.100'ün üzerine çıktı.
Bu yeni dönem, hukuk dünyasında "chatbot-müvekkil gizliliği" gibi daha önce hiç tartışılmamış soruları beraberinde getiriyor. Connecticut'tan Hakim William Garfinkel, insanların ChatGPT, Claude veya Grok gibi modellerle yaptığı görüşmelerin, avukat-müvekkil ilişkisindeki gibi gizlilik korumasına sahip olup olmaması gerektiğini sorguluyor. Bu konuda mahkemeler arasında ciddi bir görüş ayrılığı mevcut. Michigan'daki bir federal mahkeme, ChatGPT ile yapılan görüşmeleri "iş ürünü" olarak kabul edip korurken; New York'taki bir mahkeme, yapay zeka şirketlerinin verileri üçüncü taraflarla paylaşabileceğini belirterek Claude ile yapılan yazışmaların gizlilik kapsamında olmadığını hükme bağladı.
Yapay zekanın verdiği yanlış tavsiyeler ise "ruhu olmayan malpraktis" (mesleki hata) tartışmalarını başlattı. Kaliforniya'dan Hakim Allison Goddard, davacıların ChatGPT'den aldıkları yanlış bilgilerle gerçek dışı tazminat taleplerinde bulunduğunu gözlemliyor. Bir mağazada kayıp düşen bir davacının, davanın gerçek değerinin çok üzerinde olan 700.000 dolarlık talepte bulunması üzerine hakim, "Bunu ChatGPT'den mi öğrendiniz?" diye sorduğunda davacının sessiz kalması, yapay zekanın hukuk alanındaki risklerini gözler önüne seriyor.
Sorumluluk konusu ise hukuk savaşlarına dönüştü. Nippon Life Insurance Company, OpenAI'a karşı açtığı davada, ChatGPT'nin lisanssız avukatlık yaptığını ve halihazırda çözülmüş bir davanın yeniden açılmasına yol açarak mahkemeyi gereksiz dosyalarla doldurduğunu iddia etti. OpenAI ise buna karşılık, ChatGPT'nin bir insan olmadığını ve herhangi bir hukuk bilgisine veya becerisine sahip olmadığını savunarak davanın reddini talep etti. Bu süreçte New York gibi eyaletler ve ABD Kongresi, yapay zekanın avukat, doktor gibi lisanslı profesyonellerin kimliğine bürünmesini yasaklayan yasalar üzerinde çalışıyor.
Tüm bu yasal tartışmalara ve risklere rağmen, birçok vatandaş için yapay zeka, karmaşık hukuk sisteminde bir can simidi görevi görmeye devam ediyor. Hakim Braswell, eskiden mahkemede çekingen davranan ve sorulara cevap vermekte zorlanan kişilerin, artık bir chatbot ile prova yaptıkları için çok daha özgüvenli bir şekilde kendilerini ifade ettiklerini belirtiyor. Yapay zeka, sistemin karmaşıklığını azaltarak sıradan insanların haklarını araması için yeni bir kapı açmış durumda.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlgili Haberler
Yapay Zeka Davaları ve Veri Merkezleri İçin Sanal Güç Santralleri
28 minutes ago
Telif Davalarına Rağmen Suno AI'dan 400 Milyon Dolarlık Dev Yatırım
3 hours ago
Goldman ve Meta'yı Bıraktılar: Göz Ardı Edilen Pazarlar İçin Sesli Yapay Zeka Geliştiriyorlar
3 hours ago