Shakespeare Deyimleri Neden Hâlâ Tam On Noktadan Vuruyor?

Büyük Londra Yangını ve İngiliz İç Savaşı'nın yaşandığı, toplumun büyük çoğunluğunun kırsal ve tarıma dayalı topluluklarda yaşadığı dönemlerden bugüne dilin evrimi inanılmaz bir hızla gerçekleşti.
Büyük Londra Yangını ve İngiliz İç Savaşı'nın yaşandığı, toplumun büyük çoğunluğunun kırsal ve tarıma dayalı topluluklarda yaşadığı dönemlerden bugüne dilin evrimi inanılmaz bir hızla gerçekleşti. Ancak modern dünyanın tüm teknolojik ve sosyal değişimlerine rağmen, dilin derinliklerinde 17. yüzyıldan kalma ifadelerin hala yaşamaya devam ettiği bilimsel bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Dilbilimciler tarafından yapılan son araştırmalar, "wild goose chase" (boşa kürek çekmek) veya "Rome was not built in one day" (Roma bir günde inşa edilmedi) gibi deyimlerin günümüz İngilizcesinde hala aktif olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Lancaster Üniversitesi'ndeki akademisyenler, Britanya'da en yaygın kullanılan çok kelimeli ifadelerden oluşan devasa bir sözlük hazırlayarak dikkat çekici bir karşılaştırma yaptı. Araştırmacılar, hazırladıkları güncel deyimler listesini, doğacı John Ray tarafından 1670 yılında yayımlanan "A Collection of English Proverbs" (İngiliz Atasözleri Koleksiyonu) adlı eserle kıyasladı. Sonuçlar çarpıcıydı: 1670'ten bu yana 113 deyimin hala güncelliğini koruduğu ve bu ifadelerin 61 tanesinin modern Britanya'da en sık kullanılan 5.000 ifade arasında yer aldığı tespit edildi.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, hayvan temalı deyimlerin 350 yılı aşkın süredir varlığını sürdürüyor olması. Kelime yapıları zamanla hafifçe değişse de "smell a rat" (bir bit yeniği sezmek), "I have other fish to fry" (başka işlerim var), "I'll not buy a pig in a poke" (ne aldığını bilmeden bir şeye atlamamak) ve "count not your chickens before they be hatch't" (dereyi görmeden paçaları sıvama) gibi ifadeler hala dilde yerini koruyor. Ayrıca, eskiden akıllıca bir bira içme tavsiyesi olarak kullanılan "hair of the same dog" ifadesi de modern kullanımda varlığını sürdürüyor.
Raporun ortak yazarlarından Profesör Vaclav Brezina, bu deyimlerin bu kadar uzun süre hayatta kalmasının arkasındaki temel güçlerden birinin William Shakespeare olduğunu belirtiyor. Brezina, "Shakespeare bazı ifadelerin popülerleşmesine ve modern kullanımda kalıcı olmasına yardımcı olmuş olabilir. Örneğin 'wild goose chase' ifadesi Romeo ve Juliet'te, 'break the ice' (buzları eritmek) deyimi ise The Taming of the Shrew oyununda geçiyor," diyor. Ancak Brezina, sadece edebi dehanın değil, insanların "geçimini sağlamak" veya "işleri yetiştirememek" gibi güncel durumlarla kurduğu duygusal bağın da deyimlerin kalıcılığında kritik rol oynadığını vurguluyor.
Dilin kalıcılığında ses sanatlarının da önemli bir payı olduğu ifade ediliyor. "No pain, no gain" (zahmet olmadan rahmet olmaz) gibi kafiyeli ifadeler veya "fit as a fiddle" (pırıl pırıl/sağlıklı) örneğinde olduğu gibi aliterasyon içeren yapılar, zihinde daha kolay yer ettiği için yüzyıllar boyunca unutulmuyor. Bazı deyimlerin ise tamamen şans eseri hayatta kaldığı kabul ediliyor. "By hook or by crook" (ne pahasına olursa olsun) veya "making hay while the sun shines" (fırsat bu fırsat) gibi ifadeler, günümüzde artık hay hayvancılığıyla uğraşanların azlığına rağmen hala günlük konuşmanın bir parçası.
Araştırmacılar, bu verileri elde etmek için British National Corpus 2014 adlı devasa bir veri tabanını kullandılar. Bu veri tabanı; gazeteler, dergiler, romanlar, Facebook paylaşımları ve resmi belgelerden oluşan 100 milyon kelimelik modern bir İngilizce kesitini içeriyor. Ayrıca, 672 kişinin aileleri ve arkadaşlarıyla yaptığı 1.200'den fazla görüşmeden elde edilen 10 milyon kelimelik ses kayıtları da çalışmanın kapsamını genişletiyor. Bilgisayar algoritmaları kullanılarak yapılan analizler, toplumun dilsel eğilimlerinin aslında ulusal takıntılarını ve ilgi alanlarını da ortaya koyuyor.
Dilsel analizler, Britanya toplumunun yemek ve içecek konularına olan düşkünlüğünü net bir şekilde gösteriyor. En sık kullanılan çok kelimeli gıda ifadeleri arasında dondurma, zeytinyağı ve kırmızı şarap öne çıkıyor. Yemekle ilgili deyimlerde ise "a pinch of salt" (bir tutam tuzla/şüpheyle yaklaşmak) ve "the icing on the cake" (pastanın üzerindeki krema/artı değer) gibi kalıplar başı çekiyor. Ayrıca, konuşmaların vücut bölümleriyle de yoğun bir şekilde bağlantılı olduğu görüldü; özellikle eller, gözler, kafa ve kalp üzerine kurulu onlarca farklı deyim günlük iletişimin merkezinde yer alıyor.
Ev ve yaşam alanı kavramları da dilin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor. "İngiliz'in evi kalesidir" anlayışı, insanların yatak odalarından oturma odalarına kadar ev içi mekanlar hakkında sıkça konuşmasından anlaşılıyor. Öte yandan, dilin hala oldukça "savaşçı" bir tona sahip olduğu gözlemlendi. "Dünya Savaşı" ifadesinin en yaygın iki kelimeli formülasyonlardan biri olması ve "fight back" (karşı koymak), "join forces" (güçlerini birleştirmek) veya "bite the bullet" (dişini sıkmak) gibi ifadelerin kullanımı, dilin içinde hala çatışma temalarının güçlü olduğunu gösteriyor.
Son olarak çalışma, Amerikan kültürünün ve Hollywood'un İngiliz konuşma tarzı üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. ABD kökenli "bang for your buck" veya "step up to the plate" gibi deyimlerin Britanya'da kullanımının arttığı görülüyor. Profesör Brezina, 17. yüzyılda kullanılan ancak günümüzde unutulmuş olan "idrar yapmak" veya "sarhoş olmak" gibi bazı nezaket ifadelerinin (euphemism) hayatta kalamadığını, ancak sosyal medyanın hızına rağmen bazı kalıpların zamanın testinden başarıyla geçtiğini belirterek araştırmayı sonlandırıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlgili Haberler
Televizyonlardaki Servis Portu Ne İşe Yarar?
3 hours ago
Antik Romalıların Tutkunu Olduğu O Mucizevi Bitki Bir Anda Yok Oldu
5 hours ago
Bilim İnsanlarından Devrim: İnsan Derisi Gibi Esneyen ve Beyin Gibi Öğrenen Elektronikler Geliyor
5 hours ago