Kanseri Beslemeden Bağışıklık Hücrelerini Güçlendirmenin Yolu Bulundu

UCLA araştırmacıları, bağışıklık hücrelerinin tümörler tarafından ele geçirilemeyen gizli bir enerji kaynağına erişimini sağlayarak, katı tümörlerin zorlu ortamında hücrelerin aktif kalmasına yardımcı olan yenilikçi bir yöntem geliştirdi.
UCLA araştırmacıları, bağışıklık hücrelerinin tümörler tarafından ele geçirilemeyen gizli bir enerji kaynağına erişimini sağlayarak, katı tümörlerin zorlu ortamında hücrelerin aktif kalmasına yardımcı olan yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Cell dergisinde yayımlanan çalışma, T hücrelerine korumalı bir şeker kaynağı sağlayarak katı tümörlere karşı çok daha etkili bir saldırı gerçekleştirmelerine olanak tanıyor.
Bu yöntem; akciğer, meme ve kolorektal kanser gibi katı tümörlere karşı CAR-T ve diğer immünoterapilerin karşılaştığı en büyük engellerden birine çözüm sunuyor. Katı tümörlerdeki agresif kanser hücreleri, ortamdaki mevcut enerji kaynağını hızla tüketerek bağışıklık hücrelerini işlevsiz bırakıyor ve onları adeta "aç bırakıyor".
Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Manish Butte, katı tümörlerin temel sorununun bağışıklık sisteminin kanserle savaşmaya çalışırken, tümör hücrelerinin ortamdaki temel besin olan glikozu tüketmesi olduğunu belirtti. Butte, tümör hücrelerinin glikozu tüketmesi ile T hücrelerinin yetersiz glikoz nedeniyle sitokin üretememesi ve öldürücü etkisini yitirmesi arasındaki bu dengesizliğin, tümörlerin yayılmasının ve bağışıklık saldırılarından kaçmasının temel nedeni olduğunu vurguladı.
Araştırmacı ekip, bu enerji sorununu aşmak için T hücrelerine, tümörlerin kullanamayacağı özel bir glikoz kaynağı sağlama yolunu buldu. Bu amaçla, bitki liflerinde (selüloz) bulunan, toksik olmayan ve FDA tarafından güvenli kabul edilen doğal bir şeker olan sellobiyoz kullanıldı. İnsan hücreleri ve tümör hücreleri sellobiyozu parçalayamazken, belirli mikroplar ve mantarlar bunu yapabiliyor.
Bilim insanları, T hücrelerine iki mantar proteini ekleyerek, bu bağışıklık hücrelerinin sellobiyozu almasını ve hücre içinde kullanılabilir glikoza dönüştürmesini sağladı. Glikoz seviyelerinin sağlıklı dokuların çok altına düştüğü, besin açısından fakir tümör ortamlarını taklit eden laboratuvar testlerinde, modifiye edilmiş T hücrelerinin hayatta kaldığı, bölünmeye devam ettiği ve kanserle savaşan IFN-γ ve TNF gibi sitokinler üreterek tümör hücrelerini etkili bir şekilde yok ettiği gözlemlendi. Modifiye edilmemiş T hücreleri ise aynı koşullar altında hızla işlevlerini yitirdi.
Yöntem daha sonra katı kanser fare modelleri üzerinde test edildi. Sellobiyozu kullanabilen tümör hedefli T hücreleri alan farelerde, tümör büyümesinin yavaşladığı ve standart bağışıklık hücreleri ile tedavi edilen farelere göre çok daha uzun yaşadıkları tespit edildi. Bazı farelerde tümörlerin tamamen ortadan kalktığı (regresyon) görüldü.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlgili Haberler
Bağışıklık Güçlendirici İlaçlar Akciğer Kanseriyle Mücadelede Yeni Dönem Başlattı
50 minutes ago
Bilim İnsanları Açıkladı: Parkinson Hastalığında En Güçlü 'İlaç' Egzersiz Olabilir
1 hour ago
3D Yazıcıyla Üretilen Lenf Düğümleri CAR T-Hücre Tedavisinde Devrim Yaratabilir
3 hours ago