Yaban Yılanlarında Gizli Hastalık Krizi: Bilim İnsanları Alarm Verdi!

Paylaş:
Yaban Yılanlarında Gizli Hastalık Krizi: Bilim İnsanları Alarm Verdi!

Doğanın sessiz sakinleri, özellikle de çoğu insanın görmekten çekindiği yılanlar, şu sıralar görünmez bir savaş veriyor.

Doğanın sessiz sakinleri, özellikle de çoğu insanın görmekten çekindiği yılanlar, şu sıralar görünmez bir savaş veriyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin güneydoğusunda yürütülen kapsamlı bir araştırma, vahşi yılan popülasyonlarının sadece yaşam alanı kaybıyla değil, aynı zamanda vücutlarını içeriden ve dışarıdan kemiren bir patojen ordusuyla mücadele ettiğini ortaya koydu.

Georgia Üniversitesi'nden Dr. Corinna Mishin ve ekibi, 29 farklı türden 500'den fazla yılanı incelediğinde karşılaştıkları tablo oldukça karamsardı. Araştırmanın en çarpıcı yanı, incelenen yılanların sadece yüzde 20'sinin tamamen sağlıklı olmasıydı. Yani doğadaki yılanların büyük çoğunluğu, farkında olsak da olmasak da bir veya birden fazla hastalıkla yaşıyor.

Listenin başında, son yirmi yıldır bilim dünyasının radarında olan ve "yılan mantar hastalığı" olarak bilinen ophidiomycosis var. Ancak bu kez hikaye sadece mantarlarla sınırlı değil. Araştırmacılar, yılanların akciğerlerine yerleşen ve onları nefessiz bırakan istilacı bir parazit olan Raillietiella orientalis ile de karşılaştılar. Bu parazit, özellikle bazı türler için ölümcül bir tehdide dönüşmüş durumda.

Sürpriz sonuçlar ise bakteriler cephesinde geldi. Yılanların yüzde 63'ünde Salmonella bakterisi tespit edilirken, daha da endişe verici olanı yüzde 18'inde Mycoplasma türü bir bakteriye rastlanmasıydı. Bu bakteri, antibiyotiklere karşı dirençli olmasıyla biliniyor ve üst solunum yolu hastalıklarına yol açıyor. Üstelik bu dirençli türün ABD'deki vahşi yılanlarda daha önce raporlanmamış olması, durumun vahametini artırıyor.

İşin en riskli kısmı ise "zincirleme etkiler". Yılanların yaklaşık yüzde 44'ü aynı anda birden fazla patojene ev sahipliği yapıyor. Dr. Mishin'in anlatımıyla, bir hastalık nedeniyle bağışıklık sistemi çöken hayvan, normalde vücudunun kolayca savuşturabileceği diğer mikroplara karşı tamamen savunmasız kalıyor. Bir kapı açıldığında, diğer tüm davetsiz misafirler içeri doluşuyor.

Bu savaşta en ağır darbeyi alanlar ise cüce çıngıraklı yılanlar oldu. Test edilen 34 çıngıraklı yılandan 12'si mantar hastalığına yakalanmıştı. Ayrıca bu türün, akciğer kurdu olarak bilinen parazite karşı da çok hassas olduğu görüldü. Bunun sebebi sadece biyolojik değil; çıngıraklı yılanların beslendiği kurbağa ve kertenkelelerin bu paraziti taşıyan ana kaynaklar olması, onları doğal bir tuzakla karşı karşıya bırakıyor.

Coğrafya da hastalığın seyri üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Georgia bölgesindeki yılanlarda mantar enfeksiyonu çok daha yaygınken, akciğer paraziti neredeyse sadece Florida'daki popülasyonlarda görüldü. Ayrıca yılanların derisindeki yaralar, mantar enfeksiyonunun en net habercisi olarak öne çıkıyor; deri lezyonu olan yılanların büyük bir kısmı pozitif sonuç verdi.

Bu tablo, sadece yılanlar için değil, ekosistemin tamamı için bir uyarı niteliğinde. Özellikle dışarıdan gelen istilacı türlerin, yerli yılanlara yeni ve yabancı hastalıklar taşıma riski bulunuyor. Bir türü bir bölgeden diğerine taşırken veya koruma çalışmaları yürütürken, beraberinde hangi görünmez düşmanların taşındığını bilmemek, tüm bir popülasyonu yok edebilecek bir hataya yol açabilir.

#yaban hayatı #yılan hastalıkları #ekosistem #bilimsel araştırma #doğa koruma
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın.

İlgili Haberler

Kart Olarak Paylaş

Kart hazırlanıyor...

Kart görseli oluşturulamadı.
Sayfayı yenileyip tekrar deneyin.

Sosyal medyada paylaş:

ESC veya arka plan ile kapat
Son Dakika

Pikselans Haber Tüm Haberler