Devrim Niteliğindeki Tıbbi Görüntüleme Teknolojisine Türk İmzası
MIT Media Lab'de yürütülen ve Doç. Dr. Canan Dağdeviren'in kıdemli yazarlığını üstlendiği araştırmada geliştirilen yeni teknoloji, ultrason taramalarını artırılmış gerçeklik gözlükleriyle anlık ve 3 boyutlu görmeyi sağlıyor.
Medikal görüntüleme teknolojilerinde çığır açacak yeni bir buluşa imza atıldı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Media Lab bünyesinde yürütülen ve ünlü Türk bilim insanı Doç. Dr. Canan Dağdeviren'in kıdemli yazarlığını üstlendiği araştırmada, ultrason taramalarını anlık olarak 3 boyutlu ve artırılmış gerçeklik (AR) formatında izlemeyi sağlayan devrim niteliğinde bir sistem geliştirdi. AR-VIU (Augmented Real-Time Volumetric Imaging Ultrasound) adı verilen bu teknoloji sayesinde hekimler ve teknisyenler, hastanın iç organlarını doğrudan vücudunun üzerinde anlık olarak 3 boyutlu görebilecek.
Geleneksel Ultrasonun Zorlukları Tarih Oluyor
Mevcut ultrason cihazları, vücudun içinden gelen ses dalgalarını iki boyutlu (2D) gri görüntülere dönüştürür. Bu görüntüleri yorumlamak, ciddi bir uzmanlık gerektirir. Teknisyenin, hastanın organlarının 3 boyutlu yapısını zihninde canlandırması gerekir ki bu da hata payını artırır ve uzun bir eğitim süreci gerektirir.
MIT ekibinin geliştirdiği sistem, bu zihinsel yükü tamamen ortadan kaldırıyor. Geliştirilen kart destesinden daha küçük olan özel ultrason probu, topladığı verileri sıkıştırarak anında 3 boyutlu bir grafik sistemine aktarıyor. Kullanıcı, artırılmış gerçeklik (AR) gözlüğü taktığında, taranan bölgenin 3 boyutlu anatomik modelini doğrudan hastanın vücudu üzerinde hizalanmış bir şekilde görüyor.
Yapay Zeka ve Sınırda İşleme Gücüyle Yüksek Verimlilik
Geleneksel 3D ultrason sistemleri, binlerce dönüştürücü (transducer) eleman kullandığı için son derece pahalıdır ve yüksek işlemci gücüne ihtiyaç duyar. Araştırmacılar ise daha az dönüştürücü eleman kullanarak çok daha düşük işlemci gücüyle çalışan, hafif ve düşük maliyetli bir mimari tasarladı. Bu durum, teknolojinin gelecekte hastaneler dışında, acil durumlar ve eğitim süreçlerinde de kolayca yaygınlaşmasının önünü açıyor.
Çalışmanın başyazarları olan MIT lisansüstü öğrencileri Jason Hou ve Shrihari Viswanath, geliştirdikleri teknolojinin ultrason eğitimini çok daha sezgisel hale getireceğini belirtiyor. Yapılan testlerde, sistemi ilk kez kullanan tıp öğrencilerinin bile jelatin modeller içine gizlenmiş yapay damarları ve nesneleri bulmada 2D ultrasona göre çok daha başarılı olduğu gözlemlendi.
"Hata Payını Sıfıra İndirebilir"
Çalışmanın kıdemli yazarı Doç. Dr. Canan Dağdeviren, projenin klinik ve eğitsel önemine değinerek şunları söyledi: "Bu sistem, eğitim aşamasında ultrasonu çok daha sezgisel ve anlaşılır hale getirecek. Klinik tarafta ise işlemlerin süresini kısaltacak, doğruluğu artıracak ve sağlık çalışanlarına büyük bir güven verecek. Artık 'Acaba bir şeyi gözden kaçırdım mı?' endişesi son bulacak."
Araştırmacılar şimdi görüntü çözünürlüğünü daha da artırmak ve sistemi klinik denemelerde gerçek hastalar üzerinde test etmek için çalışmalarını sürdürüyor. MIT Media Lab Consortium ve Ulusal Bilim Vakfı (NSF) tarafından desteklenen bu buluş, yakın gelecekte muayenehanelerdeki yerini almaya hazırlanıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.