Meksika'da Yeni Bir Fosil Axolotl Türü Keşfedildi

Paleontologlar, Meksika'nın Hidalgo eyaletindeki kayalık çıkıntıların derinliklerinde bulunan fosilleşmiş örnekler üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda, Ambystoma cinsine ait yeni bir aksolotl türü keşfettiler.
Paleontologlar, Meksika'nın Hidalgo eyaletindeki kayalık çıkıntıların derinliklerinde bulunan fosilleşmiş örnekler üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda, Ambystoma cinsine ait yeni bir aksolotl türü keşfettiler. "Ambystoma quetzalcoatli" olarak adlandırılan bu yeni tür, günümüzde Trans-Meksika Volkanik Kuşağı'nın merkezinde yaşayan modern Meksika aksolotlu (Ambystoma mexicanum) ve diğer göl sakinleri ile yakın akrabalık bağlarına sahip.
Yaklaşık 4,2 milyon yıl önce, Geç Pliyosen döneminde yaşamış olan Ambystoma quetzalcoatli, günümüzde Hidalgo'nun Santa María Amajac bölgesinde yer alan ve artık tamamen yok olmuş olan bir dağ gölünde hüküm sürüyordu. Bu keşif, Meksika topraklarında Ambystoma cinsine ait şimdiye kadar tespit edilmiş en eski fosil kaydı olma özelliğini taşıyor ve bölgenin evrimsel tarihine ışık tutuyor.
Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden (UNAM) paleontologlar Jorge Herrera-Flores ve María Patricia Velasco-de León, Ambystoma cinsinin Kuzey Amerika'ya özgü bir semender cinsi olduğunu ve ilk kez 1838 yılında tanımlandığını belirttiler. Uzmanlar, bu cinsin modern semenderler arasında özellikle gelişimsel biyolojisiyle öne çıktığını, bazı türlerin yetişkinlik evresinde bile larval özelliklerini korumaya devam ettikleri "pedomorfizm" durumuyla karakterize edildiğini vurguladılar.
Günümüzde Ambystoma cinsinin toplam 38 yaşayan türü bulunmaktadır ve bu türlerin coğrafi dağılımı Güney Kanada'dan Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük bir kısmına ve Meksika Platosu'na kadar uzanmaktadır. Bu türlerin 18'i Meksika'da görülmekte olup, bunlardan 17'si tamamen ülkeye özgü (endemik) türler olarak sınıflandırılmaktadır. Cinsin fosil kayıtları, özellikle kaplan semenderi (Ambystoma tigrinum) fosillerinin yaygın olduğu ABD'de oldukça güçlüdür.
Söz konusu bilimsel çalışma kapsamında araştırmacılar, 2000'li yılların başında Santa María Amajac bölgesindeki Sanctorum fosil sahasından toplanan birçok semender örneğini detaylı bir analize tabi tuttular. Elde edilen fosillerin, Meksika'daki diğer yakın akraba türlerle karşılaştırılması sonucunda, materyallerin yaşayan hiçbir türle eşleşmediği ve tamamen yeni bir Ambystoma türünü temsil ettiği kesinleşti.
Yeni türü akrabalarından ayıran üç temel iskelet özelliği tespit edildi. İlk olarak, premaxilla kemiklerinin ön kısmında belirgin, V şeklinde bir açıklık bulunuyor. İkinci olarak, kafatasının üst kısmında gelişim aşamaları boyunca devam eden bir boşluk mevcut; bu durum, türün yetişkinlikte de gençlik özelliklerini koruduğu pedomorfizm özelliğiyle ilişkilendiriliyor. Üçüncü ayırt edici özellik ise kafatasının tabanında yer alan parasfenoid kemiğinin sıra dışı şeklidir.
Ambystoma quetzalcoatli'nin keşfi, aynı zamanda antik Amajac göl sisteminin biyolojik çeşitliliği hakkında da kritik bilgiler sunuyor. Bölge; nesli tükenmiş meşe ağaçları, belirli böcek türleri, diyatomlar ve goodeid balıkları gibi başka hiçbir yerde rastlanmayan fosillere ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Bilim insanları, çevredeki dağ sıralarının yarattığı coğrafi izolasyonun, bu bölgeye özgü eşsiz türlerin evrimleşmesini tetiklediğini savunuyor.
Araştırmacılar, yeni fosil ambystomatid türünün tanımlanmasının, Ambystomatidae ailesinin evrimsel tarihi boyunca, özellikle de Meksika türleri arasında ne kadar yüksek bir çeşitlilik ve morfolojik farklılık olduğunu kanıtladığını belirtti. Santa María Amajac bölgesinin, Meksika'nın günümüzdeki mega-çeşitli faunasının kökenini anlamak için temel bir taş olduğu ve gelecekte daha fazla yeni keşif potansiyeli taşıdığı vurgulandı.
Paleontoloji dünyası için büyük önem taşıyan bu kapsamlı çalışma, Mayıs 2026 tarihinde prestijli "Palaeontologia Electronica" dergisinde çevrimiçi olarak yayımlandı. Çalışma, bölgenin paleobiyoçeşitliliğini ortaya koyarken; Ambystoma quetzalcoatli'nin yanı sıra Paleocharacodon guzmanae ve Goodea benzeri balıklar, anura türleri ile Nymphaea sp., Scirpus sp. ve Typha sp. gibi çok sayıda karasal ve sucul bitkinin de bu antik ekosistemin parçası olduğunu belgeledi.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlgili Haberler
Webb Teleskobu Yıldızlararası Kuyruklu Yıldız 3I/ATLAS'ta Metan Tespit Etti
1 hour ago
Statinlerin On Yıllık Gizemi Çözüldü: Ağrılı Yan Etkinin Nedeni Ortaya Çıktı
2 hours ago
Fizikçiler İlk Kez 'Kusursuz Rastgeleliği' Başardı
2 hours ago