Londra'da Robotaksi Savaşı: Uber, Wayve ve Waymo Karşı Karşıya

Londra sokaklarında direksiyon başında kimsenin olmadığı, sadece yolcuların olduğu o tuhaf ama büyüleyici manzara artık hayal olmaktan çıkıyor.
Londra sokaklarında direksiyon başında kimsenin olmadığı, sadece yolcuların olduğu o tuhaf ama büyüleyici manzara artık hayal olmaktan çıkıyor. Uber, İngiltere'deki kullanıcıları için bir "ilgi listesi" oluşturdu. Bu, basit bir kayıt formu değil; aslında şehrin trafik kaosuna karşı başlatılan yeni bir savaşın ilk kurşunu. Uber, İngiliz yapay zeka şirketi Wayve ile el sıkışarak robotaksileri yollara çıkarmaya hazırlanıyor.
Olayın merkezinde, Wayve'in geliştirdiği otonom sürüş sistemiyle donatılmış siyah bir Ford Mustang Mach-E var. İş bölümü net: Teknolojiyi ve "beyni" Wayve sağlıyor, ancak aracın içindeki deneyimi Uber tasarlıyor. 64 farklı dili destekleyen interaktif ekranlar, yolcuların araçla konuşmasını sağlayacak. Yani sadece bir yerden bir yere gitmeyeceksiniz, içinde yaşadığınız teknolojik bir kabinle etkileşime gireceksiniz.
Peki, bu araçlara nasıl bineceğiz? Uber, sistemi mevcut uygulamasına entegre ediyor. Ayarlardan "otonom araç" tercihini seçen şanslı yolcular, bir sonraki çağrılarında karşılarına bir robotaksi çıkma ihtimalini artıracak. Üstelik bu teknoloji için ekstra bir ücret ödemeyeceksiniz. Eğer gelen araç sizi tedirgin ederse, reddedip bildiğiniz insan şoförlü araçları isteme hakkınız da saklı kalacak. Tabii başlangıçta, her ihtimale karşı direksiyon başında bir "güvenlik operatörü" olacak. Tamamen şoförsüz dönem için biraz daha beklememiz gerekecek.
Ancak Londra'da Uber yalnız değil. Google'ın ana şirketi Alphabet'in göz bebeği Waymo, çoktan şehre sızmış durumda. Yaklaşık 100 adet Jaguar I-Pace ile Londra'nın belirli bölgelerinde testler yürüten Waymo, aslında bu oyunun kurallarını Amerika'da yazan lider. Şimdi ise savaş alanı Atlantik'in ötesine, Londra'nın yağmurlu sokaklarına taşınıyor.
İşin en garip kısmı ise Uber ve Waymo arasındaki o tuhaf ilişki. Bir yanda mahkemelerde ticari sır kavgaları eden iki eski düşman, diğer yanda ise ABD'de zoraki bir ortaklık kurmuş iki iş ortağı var. Phoenix, Austin ve Atlanta gibi şehirlerde Waymo araçları Uber uygulaması üzerinden çağrılabiliyor. Ancak bu "evlilik" pek mutlu görünmüyor. Uber'in teknoloji şefi Praveen Neppalli'nin, sosyal medyada bir Waymo aracının sürüşünü "korkutucu" olarak nitelendirmesi, ortaklığın çatlaklarının ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Uber, sadece bir aracıyla yetinmek istemiyor. Son iki yılda onlarca farklı otonom araç şirketine yatırım yaparak riskini dağıttı. Wayve'e yapılan 1,2 milyar dolarlık dev yatırım ve şartlı olarak eklenecek olan ekstra 300 milyon dolar, Uber'in Waymo'ya karşı kurduğu savunma hattının bir parçası. Şirket, "AV Labs" ve "Uber Autonomous Solutions" gibi yeni birimlerle bu işi sadece bir araç kiralama hizmeti olmaktan çıkarıp, devasa bir veri oyununa dönüştürmeyi hedefliyor.
Tabii tüm bu planların önünde tek bir engel var: İngiliz hükümeti. Londra'nın karmaşık trafiğinde robotların nasıl davranacağına dair kurallar henüz tam olarak yazılmadı. Hükümet şu an pilot programlar üzerinden veri topluyor ve yasaları buna göre şekillendiriyor. Yani teknoloji hazır, şirketler hırslı, ancak bürokrasi hala kendi hızında ilerliyor.
Londra sokakları yakında sadece kırmızı otobüslerin değil, kendi kendine karar veren siyah Mustang'lerin ve Jaguar'ların arenasına dönüşecek. İnsansız ulaşım bir lüks olmaktan çıkıp sıradan bir tercih haline geldiğinde, direksiyon başında birinin olmaması bize güven mi verecek yoksa daha fazla mı tedirgin edecek, bunu zamanla göreceğiz.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.