Kirlilik ruh sağlığını bozuyor: Depresyon ve anksiyete riski!

Dünya genelindeki klinik ve laboratuvarlarda yapılan yeni araştırmalar, hava kirliliğinin onlarca yıl boyunca göz ardı edilen bir sonucunu gün yüzüne çıkarıyor: Kirli hava sadece akciğer ve kalbe değil, aynı zamanda beyne de zarar veriyor.
Dünya genelindeki klinik ve laboratuvarlarda yapılan yeni araştırmalar, hava kirliliğinin onlarca yıl boyunca göz ardı edilen bir sonucunu gün yüzüne çıkarıyor: Kirli hava sadece akciğer ve kalbe değil, aynı zamanda beyne de zarar veriyor. Ortaya çıkan bu bulgular, hava kirliliğinin depresyon, anksiyete ve diğer zihinsel sağlık sorunlarını tetikleyebileceğine işaret ederek, görünmez zararına dair yeni endişeleri beraberinde getiriyor.
Asya, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da yürütülen geniş çaplı çalışmalar, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalmanın depresyon, anksiyete ve bilişsel gerileme riskini artırdığını ortaya koyarken; laboratuvar ve hayvan deneyleri bu etkinin olası mekanizmalarına dair ipuçları sunuyor. Araştırmalar, kirliliğin şizofreni ve bipolar bozukluk riskini, hatta intihar riskini bile yükseltebileceğini düşündürüyor. Sorunun boyutu oldukça çarpıcı; zira gezegendeki hemen hemen herkesi etkiliyor.
Küresel nüfusun yaklaşık %99'u, Dünya Sağlık Örgütü'nün hava kalitesi yönergelerini aşan kirlilik seviyelerine sahip bir havayı soluyor. En kirli hava genellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde görülüyor. Kirlilik seviyelerinin dünyanın en yüksekleri arasında yer aldığı Hindistan'da, bu bulgular bilim insanlarına göre, birçok insanın yıllardır sessizce yaşadığı zihinsel sağlık semptomlarını açıklamaya yardımcı olabilir. Hindistan'ın Bubnal köyünde yaşayan Rukmini Manjare, resmi hava kalitesi ölçümlerini kontrol etmeden bile köyünde hava kirliliğinin arttığını hissedebildiğini belirtiyor.
Kirliliğin zihinsel etkisi, Hindistan'ın uzun süreli yüksek kirliliğe maruz kalan bölgelerinde en güçlü kanıtlardan bazılarını sunuyor. 2025 yılında Kuzey Hindistan'da 359 kişiyle yapılan bir analiz, kömürle çalışan termik santrallerin 5 kilometre (3 mil) yakınında yaşayan toplulukların sakinlerinin, bu santrallerden daha uzakta yaşayanlara kıyasla daha fazla stres, anksiyete ve depresyon bildirme olasılığının yüksek olduğunu gösterdi. Özellikle kadınlar bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.