Demir Çağı Britonları Ölülerin Beyinlerini Çıkarıyordu

Paylaş:
Demir Çağı Britonları Ölülerin Beyinlerini Çıkarıyordu

Ölüm, çoğu modern insan için hikayenin bittiği, toprağın altındaki sessizliğin başladığı noktadır. Ancak binlerce yıl öncesinin Britanya'sında, özellikle Demir Çağı'nda, durum hiç de böyle değilmiş.

Ölüm, çoğu modern insan için hikayenin bittiği, toprağın altındaki sessizliğin başladığı noktadır. Ancak binlerce yıl öncesinin Britanya'sında, özellikle Demir Çağı'nda, durum hiç de böyle değilmiş. İskoçya'nın kuzey kıyılarında, Loch Borralie yakınlarındaki küçük bir taş yığınının altından çıkan kalıntılar, yaşayanların ölülerle olan ilişkisinin sandığımızdan çok daha "fiziksel" ve tuhaf olduğunu gösteriyor.

Söz konusu kalıntılar arasında, yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış yetişkin bir kadına ait kafatası dikkat çekiyor. York Üniversitesi'nden Laura Castells Navarro ve ekibi, kafatasının iç kısmında alışılmadık kazıma izlerine rastladı. Bu izler, doğanın kendi kendine yapabileceği türden rastgele çizikler değil; aksine, bilinçli bir el tarafından, keskin bir aletle yapılmış gibi düzenli ve düz çizgiler. Bu durum, Demir Çağı insanlarının, cenaze ritüellerinin bir parçası olarak beyinleri kafatasından çıkardıkları ihtimalini ortaya koyuyor.

Kulağa ürpertici gelse de, bu işlem sadece bir "temizlik" ya da merak değil, muhtemelen derin bir inancın yansımasıydı. Müze Wales'den Adelle Bricking, başka kültürlerdeki mumyalama örneklerine dikkat çekerek, iç organların boşaltılmasının bu sürecin doğal bir parçası olabileceğini savunuyor. Ancak her uzman aynı fikirde değil. Cardiff Üniversitesi'nden Richard Madgwick, kafatasındaki müdahaleyi kabul etse de, bunun doğrudan beyin çıkarma işlemiyle bağdaştırılması konusunda daha temkinli yaklaşıyor.

Kafatasındaki gizemle yetinmeyen araştırmacılar, kadının uyluk kemiği gibi uzun kemiklerinde de tuhaflıklar fark etti. Bazı kemiklerin uçları, sanki bir marangozun elinden çıkmış gibi yontulmuş ve sivrilmişti. Navarro'ya göre bu kemikler kırılıp şekillendirilerek birer alete dönüştürülmüştü. Madgwick ise burada farklı bir teori sunuyor: Belki de kemikler zaten kırılmıştı ve insanlar onları deri delmek gibi işlerde kullandıkça zamanla bu şekli aldılar. Her iki görüş de ortak bir noktada buluşuyor: İnsan kemikleri, ölümden sonra birer nesne olarak kullanılmaya devam etmiş.

Asıl şaşırtıcı olan ise, bu işlemlerden sonra kadının bedeninin tekrar bir araya getirilip anatomik sırasıyla gömülmüş olması. Eğer amaç sadece kemikleri kullanmak olsaydı, onları rastgele bırakabilirlerdi. Ancak bedenin özenle yeniden yerleştirilmesi, o kişinin kimliğinin ve ruhunun hala önemsendiğini, topluluk için değerini koruduğunu gösteriyor. Ölüm, bu insanlar için bir kopuş değil, yaşayanlarla ölüler arasında devam eden bir etkileşim süreciymiş.

Bu tür ritüeller sadece İskoçya'ya özgü değil. Avrupa'nın farklı yerlerinde, örneğin Güney Fransa ve Bulgaristan'da, kemiklerden küçük parçalar kesilip muska yapıldığı biliniyor. Demir Çağı Britanya'sında ise yas süreci, ruhun serbest kalması için bedenin parçalanmasını veya sevilen birinin bir parçasını yanında taşımayı gerektiren törensel bir boyuta sahip olabilir.

İşin genetik boyutu ise bizi denizlere götürüyor. Kadın ve yanındaki genç erkekten alınan DNA örnekleri, bu ikisinin muhtemelen anne tarafından ikinci derece kuzen olduğunu ortaya koydu. Daha da ilginci, bu kişilerin yüzlerce kilometre uzaklıktaki Orkney ve Applecross bölgelerindeki insanlarla akraba oldukları anlaşıldı. Bu veri, antik dönemde İskoçya'nın vahşi kıyılarında, deri kaplı küçük teknelerle seyahat eden, denizcilikle uğraşan ve birbirine sıkı sıkıya bağlı bir topluluğun varlığını kanıtlıyor.

Loch Borralie'deki bu küçük taş mezar, bize antik insanın ölümle olan karmaşık dansını anlatıyor. Onlar için mezar, bir veda noktası değil; bedenin manipüle edildiği, hatıraların nesnelere dönüştürüldüğü ve ruhun yolculuğunun şekillendirildiği aktif bir duraktı.

#Arkeoloji #Demir Çağı #Britanya #Tarih #Antik Ritüeller
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın.

İlgili Haberler

Kart Olarak Paylaş

Kart hazırlanıyor...

Kart görseli oluşturulamadı.
Sayfayı yenileyip tekrar deneyin.

Sosyal medyada paylaş:

ESC veya arka plan ile kapat
Son Dakika

Pikselans Haber Tüm Haberler