Bilim İnsanlarından Devrim: Canlı Beyin Dokusunu Dondurup Geri Getiren Yöntem Keşfedildi

Bilim insanları, beyin dokusunun dondurulması ve ardından yeniden canlandırılması sürecinde karşılaşılan en büyük engel olan mikroskobik buz kristali hasarlarını önleyerek bu alanda devrim niteliğinde bir adım attı.
Bilim insanları, beyin dokusunun dondurulması ve ardından yeniden canlandırılması sürecinde karşılaşılan en büyük engel olan mikroskobik buz kristali hasarlarını önleyerek bu alanda devrim niteliğinde bir adım attı. Canlı dokuların işlevlerini kaybetmeden yıllarca, hatta on yıllarca dondurulabilme ihtimali, tıp dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.
Bu zorlu süreçte araştırmacılar, doğanın en dayanıklı canlılarından biri olan Sibirya semenderinden ilham aldı. Dünyanın en sert soğuklarında hayatta kalabilen bu küçük amfibi, eksi 50 dereceye yaklaşan sıcaklıklarda kış uykusuna yatabiliyor ve permafrost tabakasında on yıllarca hapsolsa dahi hava ısındığında normal faaliyetlerine geri dönebiliyor. Uzmanlar, bu mucizevi yeteneğin sırrının hayvanın doğal "antifriz" sisteminde yattığını belirtiyor.
Sibirya semenderinin karaciğeri tarafından üretilen gliserol adlı alkol, vücut içindeki donma noktasını düşürerek hücrelerin ve dokuların dondurulma ile çözülme süreçlerinde korunmasını sağlıyor. Normal şartlarda aşırı soğuklar, doku içinde buz kristalleri oluşturarak canlı organizmalar için yıkıcı etkiler yaratıyor. Uniklinikum Erlangen Moleküler Nöroloji Bölümü'nden Dr. Alexander German, buz kristallerinin hücrelere mekanik zarar vererek dokunun hassas nanoyapısını yok ettiğini vurguluyor.
Günümüzde insan embriyoları, gliserole benzer kimyasallar kullanılarak derin dondurma yöntemiyle yıllarca saklanabiliyor. Dr. German, dokuların -130 derecenin altına soğutulduğunda katılaştığını, ancak hücre içindeki ve arasındaki suyun kristalleşmek yerine "cam benzeri" bir duruma geçtiğini açıklıyor. "Vitrifikasyon" olarak adlandırılan bu süreçte moleküller, buzda olduğu gibi düzenli bir yapı yerine rastgele dizilerek doku hasarını önlüyor.
Ancak şimdiye kadar sinir dokularını veya bütün beyin bölgelerini, çözüldükten sonra yeniden işlevsel olacak şekilde dondurmak mümkün olmamıştı. Bunun önündeki en büyük engel, vitrifikasyon sürecinde kullanılan antifriz maddelerinin hassas hücreler için toksik etkiler yaratmasıydı. Özellikle milyonlarca nöronun sinapslar aracılığıyla iletişim kurduğu beyin dokusu, bu kimyasal süreçlere karşı son derece savunmasız kalıyordu. Yeni geliştirilen optimize edilmiş koruyucular ve dondurma yöntemleri, bu kritik bariyeri aşmayı hedefliyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlgili Haberler
Otoimmün Hastalıkların Gizli Nedeni Ortaya Çıktı: Tespit Edilmesi Zor Mutasyonlar
3 hours ago
Ming Hanedanlığı'nda Şaşırtıcı Yöntem: Zehirle Anestezi Yapılıyordu
11 hours ago
Bağışıklık Hücrelerinin Kanserli Hücreleri Yok Etme Anı Kamerada
15 hours ago