Balıklarda Yasaklı Antibiyotik Tespit Edildi: Gıda Güvenliği Alarm Veriyor!

Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi Nükleer Enerji Tarım Merkezi (CENA-USP) tarafından yürütülen yeni bir araştırma, nehirlerde ve balıklarda biriken gizli antibiyotik kalıntılarını ortaya çıkararak çevre kirliliği ve gıda güvenliği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi Nükleer Enerji Tarım Merkezi (CENA-USP) tarafından yürütülen yeni bir araştırma, nehirlerde ve balıklarda biriken gizli antibiyotik kalıntılarını ortaya çıkararak çevre kirliliği ve gıda güvenliği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Environmental Sciences Europe dergisinde yayımlanan çalışma, São Paulo eyaletinin en önemli su kaynaklarından biri olan Piracicaba Nehri'ndeki kirlilik düzeylerini ve bu ilaçların ekosisteme etkilerini inceledi.
Patrícia Alexandre Evangelista liderliğinde ve FAPESP tarafından finanse edilen proje; çevresel izleme, sucul organizmalardaki genetik hasar ve bitkiler aracılığıyla kirleticilerin temizlenmesi olan "fitoremediasyon" yöntemlerini kapsayan geniş kapsamlı bir yaklaşımla gerçekleştirildi. Araştırmacılar, hem insan tıbbından hem de hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan kirliliğe karşı düşük maliyetli çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
Özellikle Santa Maria da Serra barajı ve Barra Bonita rezervuarı çevresinden alınan örnekler; arıtılmış kanalizasyon suları, evsel atıklar, tarımsal akıntılar ile balık ve domuz çiftliklerinden gelen atıkların bölgede yoğunlaştığını gösterdi. Araştırma kapsamında tetrasiklinler, florokinolonlar, sülfonamidler ve fenoller dahil olmak üzere yaygın olarak kullanılan 12 farklı antibiyotik grubu analiz edildi.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, kirliliğin mevsimsel döngülerle doğrudan ilişkili olması oldu. Yağışlı mevsimde antibiyotik konsantrasyonları tespit limitlerinin altında kalırken, su seviyesinin düştüğü kurak mevsimde kirleticilerin yoğunlaştığı ve farklı bileşiklerin belirgin hale geldiği gözlemlendi. Özellikle enrofloksasin ve sülfonamid gibi bileşiklerin tortulardaki konsantrasyonu, dünya genelindeki benzer çalışmalardan daha yüksek seviyelerde kaydedildi.
Uzmanlar, nehir tabanındaki sedimentlerin (tortuların), içerdikleri yüksek organik madde, fosfor, kalsiyum ve magnezyum gibi elementler nedeniyle bu kirleticiler için bir depolama alanı görevi gördüğünü belirtti. Bu durum, antibiyotiklerin zamanla tekrar çevreye salınma riskini beraberinde getiriyor.
Araştırmanın en kritik bulgusu ise Barra Bonita bölgesindeki yerel balıkçılar tarafından avlanan lambari balıklarında (Astyanax sp.), kullanımı birçok bölgede yasaklanmış olan kloramfenikol antibiyotiğinin tespit edilmesi oldu. Bu durum, çevresel kirliliğin doğrudan besin zincirine sızdığını ve halk sağlığı açısından potansiyel bir risk oluşturduğunu kanıtlıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın.